Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: “Ramazan öyle bir aydır ki; ilk günleri rahmet, ortası mağfiret ve sonu Cehennem ateşinden kurtulmaktır.”
“Eğer kullar, Ramazan-ı şerîf ayındaki fazîlet ve ihsânları bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını isterlerdi. Çünkü bunda çok sevap vardır.”
“Ramazan ayının gelmesine sevineni, Allahü teâlâ, kıyâmet gününün korkusundan muhâfaza eder.”
Berat Gecesi, Şaban ayının 14'ünü 15'ine bağlayan gecedir. Kur'ân-ı kerîm, Levhilmahfûz’a bu gece indi. Allahü teâlâ, ezelde, hiçbirşey yaratmadan önce, herşeyi takdîr etti, diledi. Bunlardan, bir yıl içinde olacak herşeyi, bu gece meleklere bildirir. Rahmet kapılarının açılıp, duâların kabul olacağı dört geceden biridir. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, bu gece çok ibâdet ve duâ ederdi. “Allahümmerzuknâ, kalben takıyyen mineşşirki beriyyen lâ kâfiren ve şakıyyen.” duâsını çok okurdu. Şaban ayında oruç tutmak çok sevaptır.
Recep ayının 27. gecesi Mirâc Gecesi’dir. Mirâc, merdiven demektir. Cebrâil aleyhisselâm gelip, Peygamber efendimizi, 52 yaşında iken, Recep ayının 27. gecesi, Mekke-i Mükerreme’de Mescid-i Harâm’dan, Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya ve oradan göklere götürdü.
İslâm âlimleri buyurdu ki: “Mirâc ruh ve ceset ile birlikte oldu. Âyet-i kerîme ile sabit olduğundan, Mekke'den Kudüs'e götürüldüğüne inanmayan kâfir olur. Göklere, bilinmeyen yerlere götürüldüğüne inanmayan ise sapık olur.”