Dünyada, dertsiz, sıkıntısız insan yoktur. Dünya, mümin için huzur yeri değildir. Azap yeri de değildir. Esas huzur ve azap yeri, ahirettir. Dünya, ahiretin tarlasıdır. Yani dünya kazanç yeridir.
Dünyada ne ekilirse, ahirette o biçilecektir. Her nimet, bir külfet karşılığıdır. Külfet de sıkıntısız olmaz. Fakire göre, zenginin sıkıntısı daha çok olur. Zengin, arabası ile giderken, benzini biter, arızalanır, tekeri patlar. Yedek parça ve tamirci arar. Bütün bunlar birer sıkıntıdır. Zenginin borçları, alacakları da olur. Alacaklarını toplamak, borçlarını ödemek için devamlı sıkıntı içindedir.
Eğer bir yerde Allahın dinine hizmet varsa her müslümanın üzerine şu üç unsurdan birini yapmak farzdır. Yani Allahü tealanın emridir. Eğer bu üçünden de değilse hiç yaşamasın daha iyi... Çünki öbür tarafta çok acı azap çekecektir. Eğer ecdadımız, bizden öncekiler, bu üç şartı veyahutta birisini yerine getirmeselerdi bu gün biz belki bir hıristiyan, yahudi çocuğu idik, belki dinsizdik. Çünkü İslamiyet bize bir emekle gelmiştir...
Nakşibendi büyükleri ''rahimehümullah'' taşa teveccüh etse, taş feyz alırmış. Yani nakşibendi büyükleri ''rahmetullahi aleyh'' için kadın erkek, yaşlı genç farkı, uzak yakın farkı olmazmış. Dünyanın bir ucundan talebesi yardım istese, feyz istese, ona ulaşırlar. O büyükler, uzak yakın farkı gözetmezmiş.
Nakşibendi büyükleri''rahimehümullah'' apayrı bir büyük. Kadın, erkek, ölü diri farkı olmazmış. Nakşibendi''rahmetullahi aleyh'' büyükleri bir ölüye imanla öldükten sonra, ölmüş birini dahi himayelerine alırlarmış.
Bir kadıncağız, Abdullah-ı Dehlevi ''kuddise sirruh'' hazretlerinin talebesi olayım diye istermiş, fakat kocası hergün unuturmuş söylemeği...
1700lü yıllarda Erzurum Hasankalede yaşayan İbrahim Hakkı Hazretlerinin Hasankaleden Tilloya uzanan geniş bir coğrafyada yoksulluk ve cehaletle ilmin ışığında verdiği mücadeleler konu edilmektedir.
Kendisini maddi ve manevi ilimlerde çok iyi yetiştiren Hasan Sezai Hz., talebe yetiştirmeye başlar. O dönemde Edirnede kötü yola düşmüş bir kadın, eşkiyalar tarafından dağa kaldırılır. Eşkiyanın elinden kaçan kadın, Hasan Sezai Hazretlerinin dergahına sığınır...