Kas 29 2006
İlaç fayda etmez artık
Çarşamba, 29 Kasım 2006
Okunma; 284
“Abdülehad Nûri”, büyük Evliyâdandı. Hâl ehli olup, kerâmetleri vardı.
Şöyle ki;
Peygamber Efendimizden mânevî emir alıp “Midilli”ye gitti bir sefer.
Orada, gayri müslim “yetmiş kişi” vardı.
Onu görüp hepsi îmanla şereflendiler.
Sonra İstanbul’a geldi.

Sultânahmet, Bâyezit ve başka büyük camilerde vâ’zedip halkı irşad eyledi.
Nihayet yaklaştı vafatı.
Derslere son verip kendisini ibadete adadı.
Sonra hastalandı.
Hekimler ilaç verdiler. Hiçbirini almadı.
Sordular:
- Niçin ilaç almazsınız?
- Şimdi gereksiz, buyurdu.
- Gereksiz mi?
- Evet. İlâç fâyda vermez artık. Çünkü biz, âhirete gitmeye dâvet aldık.
Hastalık gün günden arttı daha
Aradan fazla zaman geçmemişti ki, kavuştu Allaha.
Gaslini yapan kimse;
- Garip şeyler gördüm, dedi.
- Ne gördün? dediler.
- Ne tarafa çevirmek isteseydim, kendiliğinden o yöne dönerdi.

Hocasını görüyordu
Talebesinden bir de “Sâdık Efendi” vardı ki, Beytullah’a gitmeye niyetlendi bir ara.
İzin alıp düştü yollara.
Ama bir şey çekti dikkatini.
Şöyle ki, her tehlike ânında, “Abdülehad Nûri”yi görüyordu yanında. Nihayet Kâbeye vardı.
Fakat o da ne?
Hocası da oradaydı. Şaşkınlığı daha arttı.
Hacdan geri geldiğinde, gördü ki hacca gitmemiş.
Oturuyor evinde.

Toprak, altın oldu
Bir gün de, sevdikleriyle boğaza gittiler.
Sohbet sırasında;
- Efendim, eski velîler, toprağı Altın’a çevirirmiş, dediler.
Mübarek eğildi, yerden bir avuç “Toprak” alıp, böyle söyliyenin avcuna koydu.
O anda toprak “Altın” oldu.
Böyle söyliyen utandı fevkalade.
Ama bir faydası oldu.
Bu zata sevgisi arttı ziyâde
 
< Önceki   Sonraki >
Şuanda 3 misafir bağlı
eXTReMe Tracker