Okunma; 236
15. FIKRA: Tesavvuf yolunda çalışan birisi süâl etdi.
SÜÂL: Bu yolda ilerliyen bir tâlib bir hâl ile hâlleniyor, bu hâl bir zemân kalıp, sonra örtülüyor. Bir zemân sonra aynı hâl tekrâr ortaya çıkıyor, yine bir müddet kalıp örtülüyor ve bu şeklde devâm ve tekrâr edip, sürüp gidiyor.
CEVÂB: İnsanda yedi latîfe vardır. Her latîfenin devlet ve saltanât [hâkim olma] müddeti ayrı ayrıdır. Bunun için bunların en latîfi üzerine vâridât gelir ve kuvvetli bir hâl vâkı' olursa, sâlikin bütün varlığı, o latîfenin rengine ve hâline bürünür ve o hâl bütün latîfelere sirâyet eder ve o latîfenin hâkimiyyeti durduğu müddetce o hâl devâm eder. Kuvvet ve hâkimiyyeti bitince, o hâl de gider. Bir zemân sonra eğer o hâl tekrâr geri gelirse, iki şık vardır: Yâ aynı latîfe üzerine döner; bu durumda ilerleme yolu
o sâlike kapalıdır. Ya da diğer bir latîfeye gelir ki, ilerleme yolu açık demekdir. O diğer latîfedeki durum da, birincisinde olduğu gibi devâm eder. Zîrâ o hâlin gitmesinden sonra, eğer aynı hâl geriye dönerse, önceki iki şıkdaki durum meydâna gelir. İşte bütün latîfelerin hâli böyledir.
Eğer gelen vâridât, bütün latîfelerde asl olarak cereyân ederse, hâlden makâma geçer ve artık gitmez. Her işin en doğrusunu Allahü teâlâ bilir. Vessalâtü ves-selâmü alâ seyyid-il beşer ve âlih-il ethâr
|