|
Mebde ve Me'âd: 49. Bölüm |
|
Perşembe, 02 Ağustos 2007 |
Okunma; 200
49. FIKRA: Lâ ilâhe illallah kelime-i tayyîbesi olmasaydı, Allahü teâlâya kim yol bulabilir, tevhîdin yüzündeki örtüyü kim kaldırabilir ve Cennet kapılarını kim açabilirdi. Dağ dağ insanlık sıfatları bu LÂ kazması ile ancak kazılır ve devrilir; yüzlerce nefsânî bağlar bu LÂ İLÂHE kelimesinin tekrârı ile koparılır. O bâtıl ilâhlar, ancak bu kelime ile ortadan kaldırılır ve İLLALLAH isbât kelimesi ile O hak ma'bûd isbât edilir. Sâlik [büyükler yolunun yolcusu] imkân medâricini [insanlara âid mertebeleri] bu kelimenin yardımı ile aşar. Ârif, vücûbî [ilâhî] yükselmelere, onun bereketi ile kavuşur. O öyle bir kelimedir ki, fi'llerin tecellîlerinden, sıfatların tecellîlerine götürür ve sıfatların tecellîlerinden Zâtın tecellîlerine ulaşdırır.
Beyt:
Lâ süpürgesi ile yolu süpürmez isen,
İllallah serâyına kavuşamazsın aslâ.
Hidâyet üzre olanlara ve Muhammed Mustafânın izinden gidenlere selâm olsun "aleyhi ve alâ âlihissalevâtü vet-teslîmâtü etemmühâ ve ekmelühâ!
|