Kelâm-ı Kibar

Dilde güzellilik ve tatlılık, akılda olgunluk olmalıdır. İmâm-ı Takî "Rahmetullahi Aleyh"

Vintage

Something Different for Joomla

Mebde ve Me'âd: 53. Bölüm
Perşembe, 02 Ağustos 2007
Okunma; 991

53. FIKRA: Seyri, ya'nî tesavvuf yolundaki ilerlemesi, ism ve sıfatların tafsîline düşmüş olan sâlikin, hazret-i Zâta kavuşma yolu tıkanmışdır. Çünki ism ve sıfatların nihâyeti yokdur ki, onları aşdıkdan sonra nihâî maksada kavuşabilsin. Meşâyıh bu makâmdan haber vermiş olup, kavuşma mertebelerinin nihâyeti yokdur demişlerdir. Çünki mahbûbun kemâlleri nihâyetsizdir.

 

Burada kavuşmakdan murâdları, ism ve sıfatlarla alâkalı kavuşmadır. Mes'ûd  o  kimsedir  ki,  ism  ve  sıfatlardaki  seyri  icmâlen  vâkı'  olur da, sür'atle hazret-i Zâta "teâlâ ve tekaddes" kavuşur. Zâta  kavuşmuş  olanların  nihâyet-ün-nihâyeye,  ya'nî  varılabilecek en son makâma kavuşdukdan sonra, da'vet için geri dönmeleri lâzımdır. O mertebeden geriye dönüş olmaz diye bir şey yokdur. Ortada olanlar böyle  değildir.  Onlar  isti'dâdlarının  nihâyetlerine  kavuşdukdan  sonra, geriye dönebilirler; dönmeyip bulundukları makâmda kalabilirler de. O hâlde nihâyete varmış olanların, bütün mertebelere kavuşması mümkündür, hattâ lâzımdır. ismlerin ve sıfatların tafsîlinde ilerliyen ortalardakiler için kavuşma mertebelerinin sonu yokdur. Bu ilm de, bu fakîre mahsûs olan ilmlerdendir. Her şeyin en doğrusunu Allahü teâlâ bilir.

 
< Önceki   Sonraki >

İlahi Arşivi

Namaz Vakitleri

Joomla Templates by JoomlaShack