Kelâm-ı Kibar

Hiç kimse, hiçbir bakımdan Onun üstünde değildir. - Seyyid Abdülhakim Arvasi “kuddise sirruh”

Vintage

Something Different for Joomla

Mebde ve Me'âd: 55. Bölüm
Perşembe, 02 Ağustos 2007
Okunma; 887

55. FIKRA: Sünnet-i seniyye üzere amel etmek için çok çalışmalıdır. Bid'atden sakınmak için de bir o kadar gayret lâzımdır. Bilhâssa sünneti kaldıran bir bid'atden, dahâ çok kaçınmalıdır. Resûl-i Ekrem "sallallahü aleyhi ve âlihi ve sellem", (Bizim bu dînimizde, ona uymıyan bir şey ortaya çıkaranın, bu uydurduğu şey red edilir) buyurmuşken, din kemâle gelmiş ve temâmlanmış iken, bir takım kimselerin, dinde bir takım yenilikler [reformlar] ihdâs etmelerine ve bu uydurmalarla, dîni temâmlıyoruz sözlerine çok şaşılır. Bu uydurdukları şeyler ile, sünnetin ortadan kalkacağından hiç korkmuyorlar.

 

Meselâ sarığın sarkan ucunu iki omuz arasından arkaya sarkıtmak sünnetdir. Bir takım kimseler bu sarkan kısmı sol tarafdan sarkıtıp, bunu yapmakla ölüye benzemeyi kasd ediyorlar. Büyük bir kalabalık da bu işde onlara uyuyor. Bilmiyorlar ki, bu hareketleri sünneti ortadan kaldırıp, bid'ate götürüyor ve harâma ulaşdırıyor.

 

Muhammed Resûlullaha "sallallahü aleyhi ve sellem" benzemek mi, yoksa ölüye benzemek mi dahâ iyidir. Sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz, ölmeden evvelki ölümle şereflenmişdir. O hâlde ölüye benzemeyi arıyorlarsa, en münâsibi yine Ona "sallallahü aleyhi ve âlihi ve sellem"

benzemekdir.

 

Ölünün kefenine sarık koymak bid'at olunca, bunun sarkan kısmı üzerinde fikr yürütmek ve bununla dîni temâmlıyoruz demek, dahâ çok şaşılacak bir hâldir. Sonra gelenlerden ba'zıları, âlimlerin kefenine sarık da koymalıdır demeleri, bu fakîre göre fıkh mes'elelerinde değişiklik olur ve değişiklik ile dînin hükmünü kaldırmak arasında fark yokdur. Allahü teâlâ bize, Muhammed Mustafânın "sallallahü aleyhi ve âlihi ve sellem" sünnetine tâbi' olmakda sebât ve devâmlılık ihsân eylesin!

 
< Önceki   Sonraki >

İlahi Arşivi

Namaz Vakitleri

Joomla Templates by JoomlaShack