Okunma; 220
Basîret ehli yanında şübhesiz en açık hak mezheb, Selefin mezhebidir. Ya'nî Eshâb-ı kirâm ve tâbi'înin mezhebidir. İşte şimdi bu mezhebi ve delîllerini açıklıyarak diyorum ki, bizce hak olan Selef mezhebinin hakîkati, avâmdan olan, ya'nî islâm i'tikâdını iyice bilmiyen bir kimseye,
Allahü teâlânın zâtı ve sıfatları hakkında müteşâbih bir haber veyâ söz ulaşınca, onun üzerine yedi şey vâcib olur:
1- Takdîs,
2- Tasdîk,
3- Aczini i'tirâf etmek,
4- Sükût,
5- Keff (el çekmek, çekinmek),
6- İmsâk,
7- Ma'rifet ehline teslîm olmak.
1- Takdîs: Allahü teâlâyı cism olmakdan ve cisme benzer şeylerden tenzîh etmekdir.
2- Tasdîk: Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" buyurduklarına inanmakdır. Bütün bildirdikleri hakdır, doğrudur. Buyurduklarında sâdıkdır. Hak Onun dediği ve murâd etdiği yöndedir.
3- Aczini i'tirâf etmek: Avâmın, müteşâbih bir haberde Allahü teâlânın ve Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" murâdını bilmenin ve anlamanın, gücü dışında olduğunu ikrâr etmekdir. Zâten bu avâmın şânından değildir, vazîfesi de değildir.
4- Sükût: Teşbîhe götüren haberlerin ma'nâsından avâmın süâl sormaması, o mevzu'a dalmaması, ondan süâl etmenin bid'at olduğunu bilmesidir. O mevzu'a dalmasında dîni için tehlüke vardır. Farkında olmadan küfre düşebilir.
5- İmsâk: Teşbîh uyandıran lafzlarda tasarruf etmemek [hükm vermemek], başka bir dile çevirmemek, onda ziyâde ve noksanlık yapmamak, cem' ve tefrîk [birleşdirme ve ayırma] yapmamakdır. Belki söylenen lafzı, îrâdı, irâbı, tasrîfi ve sîgası nasıl bildirilmişse, o şeklde söy-
lemelidir.
6- Keff: Avâmın, müteşâbih sözlerin ma'nâlarını irdelemekden gönlünü ve zihnini men' etmek ve tefekkür etmemekdir.
7- Teslîm: Ma'rifet ehline teslîm olmakdır. Kendisine âcizliği dolayısıyla gizli olan müteşâbihlerin, Resûlullaha "sallallahü aleyhi ve sellem", Peygamberlere "aleyhimüsselâm", sıddîklara ve velîlere gizli kalmadığına i'tikâd etmekdir.
Selef-i sâlihîn, yukarıdaki yedi maddeyi avâmın her biri üzerine vazîfe olarak vâcib kılınmasını i'tikâd etmişlerdir. Selefin bu yedi vazîfenin herhangi birine muhâlefeti düşünülemez. Şimdi bu vazîfeleri teker teker açıklayalım:
|