Eki 06 2007
Tunus Sultânı Ebül Fâris Abdülazîzden Bazı Hâtırâlar
Cumartesi, 06 Ekim 2007
Okunma; 237

Ebül Fâris Abdül’azîz, teb’asını Kitâb ve sünnete uygun olarak adâlet ile idâre etmişdir. Âlim ve sâlihlere iltifâtda bulunmak ve ikrâm etmek, onun güzel ahlâkından ve yüksek hasletlerinden idi. Tunus ülkesine gelen misâfirlere ta’zîm ve hürmet etdiği gibi, Ehl-i beyt-i Resûle de son derece riâyet gösterir, herkese mertebesine göre izzet ve ikrâmda bulunurdu. Ebül Fâris Abdül’azîze bu vasfından dolayı, doğudan ve batıdan pek çok kimse gelirdi. Misâfirlerin gerek orada kalmaları, gerekse geri dönüşleri sırasında, îcâb eden kolaylıklar sağlanır, bu husûsa titizlikle riâyet edilirdi.


Her sene, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın doğduğu geceye hürmeten, Rebi’ul-evvel ayının onikinci gecesi bir cem’iyyet düzenlenirdi. Bu cem’iyyetde, gülsuyu gibi şeylerin dağıtılmasından başka, divân gelirinden altmış dinâr verilirdi. Ebül Fâris Abdül’azîzin, mazlûm olanlara karşı merhamet ve insâfı pek fazla idi. Her kim olursa olsun, bu husûsa çok riâyet ederdi. Bunun bu özelliğinden dolayı, bütün me’mûrları ve mâiyyeti de ona uyarak zulmden sakınırlar, kendilerinden şikâyetci bir kimsenin onun huzûruna çıkmamasına son derece dikkat ederlerdi. Hapishânelere sık sık gider, oradakilerin hâtırlarını sorar, tahliyesi lâzım gelenleri bırakır, cezâya müstehâk olanların ise cezâsını verirdi. Sadaka ve ihsânda bulunması, halk arasında çok yaygın idi. İhtiyâc sâhibi olanların adlarını bir deftere yazdırıp, fakîh Ebû Abdüllah Muhammed ibni Selâmî Taberîyi, ihtiyâcları dağıtmakla vazîfelendirmişdi. İhtiyâc sâhiblerine onun vâsıtası ile ihtiyâcların dağıtılması âdet olmuşdur. Her sene, Mekke, Medîne ve civârında bulunan halkın ve hâcıların, yol kesicilerden korunmaları için, arab şeyhlerine çeşidli yardımlarda bulunurdu.

Endülüs halkına da her sene para, silâh, at, buğday, barut gönderirdi. Vefâtından sonra, geriye kalan hâsılâtı ile hıristiyanların elinden müslimân esîrlerin kurtarılması için, bir mikdâr erâzîyi vakf etmişdi. Bu işin başına da, emîn bir zât olan Ebû Abdüllah Muhammed ibni Azzûzîyi getirmişdi. Toplanan hâsılât ile, bir tarafdan erâzî satın alınarak, gelirin çoğaltılmasına çalışılırken, diğer tarafdan da Tunus limanına gelen müslimân esîrlerin bedelleri devlet hazînesinden verilerek, kurtarılmalarını vasıyyet etmişdi. Hattâ Ebül Fâris Abdül’azîz, Tunusda mevcûd her vilâyetin hıristiyan tüccârlarına ellerine geçen müslimân esîrleri alıp getirmeleri için, gençler için altmış, ihtiyârlar için kırk-elli dinâr akçe verileceğine dâir benim tercümânlığım vâsıtası ile bir mukâvele yapmışdı. Bu mukâveleden sonra hıristiyanlar, bir çok esîr getirip, hazîneden akçe almışlardı. Bu kitâbın yazıldığı târih olan 823 [m. 1420] senesinde bu mukâvele devâm etmekdedir.

Ebül Fâris Abdül’azîzin, bir güzel icrâatı da şudur: Deniz kapısı dışında ve ba’zı hıristiyanların senede oniki bin dinâra kirâladıkları bir hân vardı. Bu hânı yıkdırdı. Çünki burada, içki içerek ve her türlü rezâleti yaparak, halkın umûmî huzûrunu bozuyorlardı. Sâdece Allahü teâlânın rızâsını kazanmak için, bu kadar geliri terk etdi. O hânın yerine, içinde nemâz kılınacak, zikr yapılacak, salevât-ı şerîfe getirilecek bir ibâdethâne ve îmâret yap-dırdı. Gelirleri buraya sarf edilmek üzere, ba’zı erâzîyi ve zeytinliği vakf etmiş ve karşısında da bir yağhâne vakf etmiş, o yeri îmâr ve ihyâ etmişdir. Bardo bağçesi yakınında, El-Damusdaki ve Cebel-i Hâvî civârındaki tekkeleri, Bâb-ı Cedîd dışındaki su depolarını ve Dâr-ı Ebil Ca’dın yanındaki karakolları, mevcûd hamamları ve mesîre yerlerini hep o yapdırmışdır. Zeytûnî câmi’ içindeki kütübhâne ve yoksul müslimânlar için yapdırılan hastahâne yine Ebül Fâris Abdül’azîz devrinde yapdırılmışdır.

Tunusun bütün çarşı ve pazarlarından, islâmiyyete uygun olmıyan şeklde elde edilen yirmisekiz bin dinârı terk etmişdir. Kendisinden önce Tunusda sabun i’mâlâtı hükûmetin inhisârında olup, halkın sabun i’mâl etmesi yasakdı. Habersiz sabun i’mâl edenler, muhtelîf para ve hapis cezâlarına çarpdırılırlardı. Ebül Fâris Abdül’azîz bu yasağı kaldırarak, bir takım yolsuzluklara son verdi. Memleketindeki kötü kimseleri, diğer beldelere sürdü. Sicilya adasına bir donanma gönderdi. Tarkuba şehri zabt edildi, kal’ası yıkıldı. Trablus, Kabis, Hama, Kafsa, Tuzer, Nefka, Biskra, Kostantiniye ve Bicâye beldelerine de asker göndererek, yıllardır Afrikada çeşidli hasârlara sebeb olan ihtilâlcileri itâ’ate getirmişdir.


 
< Önceki   Sonraki >
eXTReMe Tracker