Kelâm-ı Kibar
Gönlü kırık, zavallı ve garip birini görürsen, yarasına merhem ol! Onun yoldaşı ve yardımcısı olmaktan çekinme! Ahmed Yesevî "Rahmetullahi Aleyh"
Vintage
Something Different for Joomla
| Risâledeki Çürük İtirâzlara Cevâplar 3 |
| Perşembe, 12 Haziran 2008 | |
|
Okunma; 1425 3- Mâverâ’ünnehr âlimleri “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” buyurdu ki: (Allahü teâlâ, Ebû Bekr “radıyallahü anh” için, Tevbe sûresi, kırkıncı âyetinde, Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem”in sâhibi, ya’nî arkadaşı, dedi. Peygamberin sâhibini kötülemek, söğmek, câiz olmaz).Risâlede cevâb olarak diyor ki: Kehf sûresi, otuzbeşinci âyetinde meâlen, (Sâhibi ile konuşurken dedi ki, seni yaratan Rabbine kâfir oldun...) buyuruldu. Burada kâfire de, Peygamberin sâhibi denilmekdedir. Nitekim, Yûsüf sûresi, otuzdokuzuncu âyetinde, Yûsüf “aleyhisselâm” kâfirlere, (Ey, zindan arkadaşlarım...) sâhib demekdedir. Yûsüf aleyhisselâmın, puta tapan iki kâfire (sâhibim) demesi gösteriyor ki, bir Peygamberin “sallallahü aleyhi ve sellem” bir kimseye sâhibim demesi, o kimsenin iyi olmasını göstermez. Cevâbında deriz ki, sevişerek olan arkadaşlık elbette te’sîrlidir. Sohbetin te’sîrine inanmamağa câhillik alâmetidir denilmişdir. Müslimân ile kâfir sevişmiyeceği için, sohbetlerinin te’sîri, fâidesi olmaz. Şunu da söyliyeyim ki, Yûsüf “aleyhisselâm”ın sohbetinin bereketi, fâidesi sâyesinde, o iki putperest, müslimân olmakla şereflendi. O hâlde, Sıddîk “radıyallahü anh” her zemân herkesden çok berâber bulunduğu ve çok sevdiği hâlde, Resûlullahın sohbeti niçin ona te’sîr etmesin? Onun olgun ma’rifetlerinden neden fâidelenmesin? Hâlbuki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Allahü teâlânın, göğsüme akıtdığı ma’rifetlerin, bilgilerin hepsini, Ebû Bekrin göğsüne akıtdım). Sevgi, bağlılık, çok oldukça, fâidelenmek de o kadar çok olur. Bunun içindir ki, Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü anh” bütün Eshâbın en üstünü oldu. Çünki, Onun Resûlullaha bağlılığı, herkesden çok idi. Bir hadîs-i şerîfde, (Ebû Bekrin üstünlüğü, çok nemâz kıldığı, çok oruc tutduğu için değildir. Onun kalbinde bulunan bir şey içindir) buyurdu. Âlimlerimiz “rahmetullahi aleyhim ecma’în” diyor ki, kalbinde bulunan o şey, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” sevgisi idi. O hâlde, böyle bir sâhibi kötülemek, söğmek nasıl insâf olur? |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
İlahi Arşivi |
Namaz Vakitleri |
(Allahü teâlâ, Ebû Bekr “radıyallahü anh” için, Tevbe sûresi, kırkıncı âyetinde, Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem”in sâhibi, ya’nî arkadaşı, dedi. Peygamberin sâhibini kötülemek, söğmek, câiz olmaz).