Kelâm-ı Kibar

Her şey, Onun şerefine yaratılmış, bütün varlıklar, Onun mübarek ruhundan feyz almışlardır. "Muhammed Masum hazretleri"

Vintage

Something Different for Joomla

Eğer Bir Yerde Allahın Dinine Hizmet Varsa...
Pazartesi, 27 Ekim 2008
Okunma; 655
Eğer bir yerde Allahın dinine hizmet varsa her müslümanın üzerine şu üç unsurdan birini yapmak farzdır. Yani Allahü tealanın emridir. Eğer bu üçünden de değilse hiç yaşamasın daha iyi... Çünki öbür tarafta çok acı azap çekecektir. Eğer ecdadımız, bizden öncekiler, bu üç şartı veyahutta birisini yerine getirmeselerdi bu gün biz belki bir hıristiyan, yahudi çocuğu idik, belki dinsizdik. Çünkü İslamiyet bize bir emekle gelmiştir...

Farzın birincisi fiilen iştiraktir. Bizzat… Nitekim eshab-ı kiram(aleyhimürrıdvan) taa mekke-i mükerremeden, medine-i münevvereden istanbula kadar herhalde toprak, ganimet sahibi olmak için değil, ilâ-i kelimetullah için geldiler, Allahın dinini kullarına anlatmak için geldiler. Veyahutta Osmanlılar viyana kapılarına kadar mal mülk davası için gitmediler....

Birincisi fiilen, bedenen. Buna imkanı yoksa, mâlen desteklemesi lazım. Nihayetinde bir ilmihal on lira ise alır verir, veremezse veren birine verir. Demek ki ya fiilen iştirak edecek veya destek verecektir.

Bu da mümkün değilse üçüncüsü de elini açıp yalvararak dua edecektir. Ben iştirak edemiyorum, ben acizim, hastayım, sıkıntım çok ama şu insanlara yardım eyle, onları her türlü kötülükten muhafaza eyle, işlerini rast getir, çocukları kurtulsunlar, dinsiz imansız yetişmesinler diye dua etse gene farzı yerine getirmiş olur.

Aksi halde çok tehlikelidir. Çünki bir hadis-i şerif daha var; Bir mü'min sabah kalktığı zaman ya alim olarak kalkmalıdır, yani o gün bir şey öğretmelidir. Ya talebe olarak kalkmalıdır, yani gidip bir şey öğrenmelidir. Veyahutta dinleyici olarak kalkmalıdır, bir hocaya gider bir şey istifade eder, eğer bu da olmazsa muhabbetle kalkmalıdır, yani bunları yapamadığı için üzüldüğünden bu üç hale birden sevgi besler. Allahım bana da nasib et der. Ama bir beşincisi olamaz.

Şu halde, dünyaya gelmek, müslüman olmak bir sorumluluk, bir mesuliyet getiriyor. Bu mesuliyeti hiç kimse üzerinden atamaz, bunu yok sayamaz, çünkü hepimiz artık elhamdülillah tam iman ettik ki; hesap var, sevap var, azab var ama mutlaka ahirette bir terazi var ve oraya ameller konulacak ve tartılacak.

Onun için bir mübarek zat buyuruyor ki; Allahü teala kullarına üç şey vermiştir; Bir: topraktan geldik, toprak olacağız. Yani bedenimiz çürümeye mahkum. Mü'minin ikinci varlığı ruhudur, ruh alem-i emirden gelmiştir, insan vefat ederken ruhu kendi makamına gider, o da bizden ayrılır. Kabir içerisinde, bize sadece amellerimiz, iyiliklerimiz veya kötülüklerimiz kalır. Bunlar öbür tarafa gidecektir.

www.huzurpinari.com
 
< Önceki   Sonraki >

İlahi Arşivi

Namaz Vakitleri

Joomla Templates by JoomlaShack