Kelâm-ı Kibar

En büyük saadet, iki cihanın en üstün insanı olan Muhammed aleyhisselama tâbi olmaktır. "Muhammed Masum hazretleri"

Vintage

Something Different for Joomla

1. Cilt 2. Mektup
Cumartesi, 14 Ocak 2006
Okunma; 3399
Bu mektûb, yine büyük mürşidine yazılmışdır. Terakkîlerini ve Allahü teâlânın ihsânlarını bildirmekdedir:
Kölelerinizin en aşağısı olan Ahmedin"kuddise sirruh" yüksek makâma dilekcesidir. İstihâre yapmamızı emr buyuran mektûbu, Ramezâna yakîn bir zemânda Mevlânâ Şâh Muhammed getirdi. Ramezândan önce kapınızın eşiğini öpmekle şereflenmek için vakt bulamadım. Ramezândan sonra bu şerefe kavuşmayı düşünerek seviniyorum. Yüksek teveccühlerinizin bereketi olarak, Allahü teâlâdan durmadan birbiri ardı sıra gelen ihsânların hangi birini yazayım. Fârisî iki beyt tercemesi:

Ben o toprağım ki, ilk behâr bulutu,
Lutf eder, verir bereketli yağmuru.
Vücûdumun her kılı dile gelse de,
Şükr edemem ni'metlerinin hiçbirine.

Böyle hâlleri bildirmek her ne kadar bir atılganlık ve saygısızlık sanılırsa da ni'metlerle sevinmeyi, övünmeyi de göstermekdedir. Fârisî beyt tercemesi:

Beni toprakdan kaldıran, sultân ise eğer,
Başım gökden yukarı olsa, elbet değer.

Sahv ve Bekâya kavuşmak, Rebî'ul-âhır ayının sonunda başladı. Bugüne kadar her ânda tam bir Bekâ ile şereflendiriyorlar. Önce Şeyh Muhyiddîn-i Arabî "kuddise sirruh" hazretlerinin Tecellî-i zâtî dediği hâlden sahve yanî uyanıklık, şü'ûr hâline getiriyorlar. Sonra sekr hâline götürüyorlar.

İnerken ve çıkarken şaşılacak bilgiler, duyulmamış marifetler veriyorlar. Her mertebede, bu mertebenin bekâsına uygun şühûd ile ve ihsânlarla şereflendiriyorlar. Ramezân-ı mubârek ayının altıncı günü bekâ ile şereflendirdiler. Öyle bir ihsânda bulundular ki, nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Gücümün oraya kadar olduğunu anlıyorum. Hâlime uygun olan kavuşmak burada nasîb oldu. Cezbe tarafı şimdi temâm oldu. Cezbe makâmına uygun olan (Seyr-i fillah) başladı. Fenâ makâmı ne kadar temâm olursa, hâsıl olan bekâ da o kadar yüksek oluyor. Bekâ ne kadar yüksek olursa, sahv da o kadar çok oluyor. Sahv ne kadar çok olursa, islâmiyyete uygun bilgiler o kadar çok geliyor. Sahvın temâmı, bütünü peygamberler içindir "aleyhimüssalâtü vesselâm". O büyüklerin bildirdikleri marifetler de, dinleridir. Allahü teâlânın zâtında ve sıfatlarında bildirdikleri îmân bilgileridir. Bu bilgilere uymayan marifetler sekrden ileri gelmekdedir. Şimdi, bu fakîrin üzerine yağan marifetlerin çoğu, islâmiyyetin bildirdiği marifetlerin açıklamasıdır ve onları bildirmekdedir. Akl ile, düşünce ile anlaşılan bilgiler, şimdi keşf yolu ile ve kendiliğinden hâsıl olmakdadır ve topluca kazanılanlar, uzun ve açık olarak ele geçmekdedir.

Fârisî beyt tercemesi:

Dahâ söylersem eğer, çok uzun sürer,
Korkarım, utanmazlığa kadar gider.

Fârisî mısra tercemesi:

Köle, haddini bilmelidir!
 
< Önceki   Sonraki >

İlahi Arşivi

Namaz Vakitleri

Joomla Templates by JoomlaShack