Eyl 28 2006
Salevat okumanın fazileti
Perşembe, 28 Eylül 2006
Okunma; 315
Büyük Velîlerden “Nasr bin Abdürrezzak” hazretleri, bir gün şunu anlattı sevdiklerine:
Kâbe-i şerîfte devamlı salevat-ı şerîfe okuyan birini görüp sordum:
- Arkadaş, sen niçin durmadan salevat okuyorsun öyle?
- Arzedeyim efendim, dedi.
Ve şöyle anlattı:
- Vaktiyle babamla ikimiz, bir sefere çıkmıştık.
- Evet.
- Yolda babam vefat etti. Ama ölür ölmez yüzü simsiyah oldu.
- Simsiyah mı?
- Evet efendim.. Ben buna çok üzülüp ağlamaya başladım. Sonunda yorulup uyuyakalmışım. Rüyamda çok nurlu bir mübarek zat geldi yanımıza....
- Kimdi acaba?
- Bilmiyorum. Mübarek eliyle babamın yüzünü sığayınca, o siyahlık gitti. Çok sevindim. O zat tam gidiyordu ki eteğine yapışıp sordum:
- Siz kimsiniz efendim?
- Ben senin Peygamberinim, buyurdu.
İnanamadım ve;
- Bu, ne nîmet yâ Resûlallah? dedim. Babam, bu nîmete ne ile kavuştu acaba?
Buyurdu ki:
- Baban günahkâr biriydi. Ama bana çok salevat okurdu. Onun için geldim imdâdına.
O sırada uyandım. Babamın yüzü nur gibi parlıyordu. O günden itibaren hep böyle salevat okurum işte.

Din, kimden öğrenilir?
Bir gün de;
- Dînimizden bir kelime öğrenip öğretmek, bin kere nafile hacca gitmekten daha çok sevaptır, buyurdu.
- Dînimizi nereden öğrenmeliyiz? dediler.
- Gerçek din âlimlerinden, buyurdu.
Sordular:
- Onlar kimlerdir efendim?
- Ehl-i sünnet âlimleridir. Bu âlimler sadece nakleder, kendi kafalarından birşey söylemezler.
- Kafasından söyleyen âlimler de var mı ki? dediler.
- Elbette, buyurdu. Onlar, din âlimi değil, din hırsızlarıdır.
Şöyle bitirdi:
- Dînini, ehl-i sünnet âlimlerinden veya onların kitaplarından öğrenenler kurtulacaktır âhirette.
 
< Önceki   Sonraki >
Şuanda 1 misafir bağlı
eXTReMe Tracker