Okunma; 417
"Ahmet Mekki efendi", büyük âlim ve velî.
Sözleri, herkes için olurdu fâideli.
Bir gün “Ölüm” hakkında kendisinden sordular.
Cevâbında, onlara şunları buyurdular:
(Peygamber Efendimiz, hadîs-i şerîfinde,
Buyurdu: (Bir “Müslümân” vefât eylediğinde,
Yerde ve gökte olan sayısız çok melekler,
Onun için, çok tövbe ve istiğfâr ederler.
Melekler, o rûh ile yükselirken göklere,
Bütün gök kapıları açılır birden bire.
Sonra, Rabbil izzete varır ve arz ederler:
(Filân kulun rûhunu getirdik şimdi) derler.
Hak teâlâ buyurur: (Götürün onu geri!
Gösterin vâdettiğim sayısız nîmetleri.)
Döndürürler kabrine bir anda kendisini.
Dağılan cemâatin, duyar ayak sesini.
Sonra, suâl ederler ona "Münker" ve "Nekîr".
Bi iznillah hepsine, dosdoğru cevap verir.
O an, "nûrlu biri"ni görüverir önünde.
Böyle güzel bir kişi görmemiştir ömründe.
Der ki: (Sen kimsin acep, çok sevdi rûhum seni.
Görmedim senden güzel, sevimli birisini.)
O der: (Senin yaptığın ihlâslı amellerim.
Geldim, sonsuz Cenneti sana müjdeliyeyim.)
O an kabri genişler bir “Harman yeri” kadar.
Cennet kokularıyla bir anda kabri dolar.
Kabrine, bir pencere açılarak Cennetten,
Cennet yaygılarıyla döşenir içi hemen.
O der ki: (Yâ ilâhî, bu ne nîmet, seâdet,
Cennete girmem için, çabuk kopsa kıyâmet.)
Ölen, “Kâfir” biriyse, yer ve gökte melekler,
O rûhtan iğrenir ve ona lânet ederler.
Cümle gök kapıları, kapanırlar yüzüne.
Ve râzı olmazlar ki, yükselsin gök yüzüne.
Hak teâlâ buyurur: (Onu geri çevirin!
Ona da, vâdettiğim azâbı müjdeleyin.)
Döndürürler kabrine bir anda kendisini.
Dağılan cemâatin duyar ayak sesini.
Münker ile Nekîre veremez doğru cevap.
Onlar dahî derler ki: (Hak oldu sana azâb.)
O anda pis kokulu, çok "çirkin biri" gelir.
O, onu görür görmez, fecî hâlde iğrenir.
Der ki: (Sen nerden çıktın ve dikildin önümde?
Görmedim senden çirkin bir kişi ben ömrümde.)
O der: (Senin, dünyâda yaptığın amellerim.
Geldim, sonsuz azâbı sana müjdeliyeyim.
Sen, îmân etmemiştin bu dünyâda Allaha.
Ve O’ndan hiç korkmadan, dalardın her günâha.)
Sonra da, azâb ile vazîfeli bir melek,
Azâb eder o kula, kıyâmet gününe dek.)
|